Sabahları aynanın karşısına geçtiğimizde sadece yüzümüzdeki yorgunluk çizgilerini ya da saçımızdaki yeni beyazları görürüz çoğu zaman. Derin bir nefes alır, kravatımızı düzeltir veya makyajımızı tamamlar, ardından gündelik koşturmacanın içine fırlatırız kendimizi.
Oysa ayna, bize akseden fiziksel görüntümüzden çok daha fazlasını fısıldar.